Mimari Tasarım
15 Ocak 2024

İnşaat projelerinde en sık atlanan ya da küçümsenen adımlardan biri zemin etüdüdür. Oysa zemini tanımadan yapılan hiçbir hesap gerçek anlamda güvenilir olamaz. Yapının tüm yüklerini taşıyacak olan zemin, titiz bir incelemeyi hak eder.
Zemin etüdü; parselin zemin koşullarını, taşıma kapasitesini, sıvılaşma riskini ve deprem sırasındaki davranışını ortaya koyan jeoteknik bir çalışmadır. Saha aşamasında sondaj kuyuları açılır, zemin numuneleri alınır ve yerinde testler yapılır. Ardından laboratuvar analizleriyle tamamlanan çalışma tasarıma esas bir rapora dönüştürülür.
Standart Penetrasyon Testi (SPT), sondaj sırasında belirli derinliklerde yapılan en yaygın zemin test yöntemidir. Sabit kütleli bir tokmağın sabit yükseklikten düşürülmesiyle numune tüpünün zemine girme derinliği ölçülür. Yüksek N30 değeri zeminin sıkı ve taşıma kapasitesinin yüksek olduğuna işaret eder. TBDY 2018 kapsamında zemin sınıfı bu testlerle belirlenir ve yapı tasarım parametrelerine doğrudan yansır.
Deprem sırasında sıvılaşma, gevşek kum ve silt zemin katmanlarının titreşimle taşıma kapasitesini yitirerek sıvı gibi davranmasıdır. Deniz, göl ve nehir kıyısındaki dolgu alanlarda, yüksek yeraltı su seviyesine sahip bölgelerde risk özellikle yüksektir. Sıvılaşma olasılığı zemin etüdü raporuyla belirlenir ve gerektiğinde zemin ıslahı ya da derin kazıklı temel tasarımıyla önlem alınır.
Zemin etüdü sonuçları hangi temel tipinin uygulanacağını doğrudan belirler. İyi taşıyıcı zeminlerde sürekli veya tekil temel yeterli olabilirken, zayıf ya da sıvılaşma riski taşıyan zeminlerde radye temel, kazıklı temel ya da zemin iyileştirmesi zorunlu hâle gelir. Bu kararlar proje başında verilmezse inşaat aşamasında çok daha maliyetli müdahaleler kaçınılmaz olur. Home Yapı Mühendislik olarak tüm projelerimizde zemin etüdünü sürecin ayrılmaz bir parçası olarak yürütüyoruz.
İnsana ve çevreye duyduğumuz sevgi, işimize duyduğumuz saygı ile 2010'dan beri mimarlık ve müteahhitlik hizmetleri sunuyoruz.

Statik Proje